miras

1.İsimBirine, ölen bir yakınından kalan mal mülk, para veya servet, kalıt
Kalıtım yoluyla gelen herhangi bir özellik
Bir neslin kendinden sonra gelen nesle bıraktığı şey
Cümle 1: Konukseverlik bize atalarımızdan mirastır.

Son Arananlar

talika13:48:14
Dört tekerlekli, üstü kapalı, yaylı bir tür at arabası
finalizm13:48:02
bk. erekçilik
vasiyet13:47:56
Bir kimsenin ölümünden sonra yapılmasını istediği şey
bel kemiği13:47:56
Omurga
imal etmek13:47:50
ham maddeyi işleyerek bir mal üretmek
ateş açmak13:47:45
ateşli silâhla mermi atmaya başlamak
dindar13:47:40
Din inancı güçlü, din kurallarına bağlı (kimse), mütedeyyin
brülör13:47:39
Sıvı yakıtı kolayca yanabilecek taneciklere ayırarak püskürten araç, yakmaç
Kara çalmak13:47:24
birine iftira etmek
trans13:47:06
Medyumların ruhla ilişki kurdukları zaman, girdikleri özel hipnoz durumu
trake13:47:03
Soluk borusu
Dışarlık13:47:00
Taşra
paylaşmak13:46:55
Katılmak
intihap13:46:50
Seçim, seçme
KARIŞIKLIK13:46:49
Karışık olma durumu, teşevvüş
tehlike atlatmak13:46:46
büyük zarar ve sıkıntılara yol açacak bir olayı savuşturmak
Tasvir13:46:43
Tasarlama, bir şeyi sözle veya yazıyla anlatma, göz önünde canlandırma, betimleme
çamur deryası13:46:40
Her tarafı çamurla kaplanmış olan
yeis13:46:15
Umutsuzluktan doğan karamsarlık, üzüntü
yeke13:46:12
Kayıkta dümeni kullanmak için dümenin baş tarafına takılan kol
yeni13:46:06
Kullanılmamış olan
TOZLUK13:46:00
Pantolonun paçasını tozdan korumak için ayakkabının üzerine geçirilip düğmelenen veya dizden aşağı uzanarak ayağın üstünü örten dar paçalık, getr
yayılımcılık13:45:57
Emperyalizm
çapullama13:45:54
Çapullamak işi
yani13:45:48
Sözün kısası, doğrusu
yahu13:45:44
Hey, bana bak, baksana" anlamında
yaka13:45:41
Giysilerin boyna gelen, boynu çeviren bölümü
iyilik etmek (veya yapmak)13:45:37
yararlı işler yapmak, yardımcı olmak
yaya13:45:35
Yürüyerek giden (kimse)
İZİN13:45:29
Bir şey yapmak için verilen veya alınan özgürlük, müsaade, ruhsat, icazet, mezuniyet
hasır otu13:45:21
Hasır otugillerden, bataklıklarda yetişen düz, ince uzun ve dayanıklı olan yaprakları kıtık yapmaya, hasır ve zembil örmeye yarayan bir saz, zembil otu, semerci sazı, su kamışı, kofa, kiliz (Typha)
çatal ağız13:45:19
Bir ırmağın denize kavuştuğu yerde lığların birikmesiyle oluşan üçgen biçimli ova, delta
koleksiyoncu13:45:15
Koleksiyon yapmaya meraklı kimse
balhane13:45:07
Bal süzme ve paketleme işlemlerinin yapıldığı yer
yarık13:45:04
Yarılarak açılmış veya yarılarak oluşmuş
yarın13:45:01
Bu günden sonra gelecek ilk gün
arpacık13:44:55
Göz kapağının kenarında çıkan küçük çıban, it dirseği
çiriş13:44:46
Çiriş otunun kökünün öğütülmesiyle yapılan ve su ile karılarak tutkal gibi kullanılan esmer, sarı bir toz
müdahale etmek13:44:42
karışmak, araya girmek, el atmak
S13:44:36
Kükürt"ün kısaltması
gölcük13:44:33
Küçük göl
kırıtma13:44:30
Kırıtmak işi, cilve, işve
su kabı13:44:25
Su koymaya yarayan kap
müzakere13:44:24
Bir konuyla ilgili görüşme, danışma
boyna13:44:21
Sandalı kıçtan yürüten kısa kürek
boylu13:44:18
Boyu olan
ulussever13:44:16
Ulusunu seven (kimse), milliyetperver
parıltı13:44:15
Parıldama, göze çarpan parlaklık
EŞEK13:44:11
Atgillerden, uzun kulaklı binek ve hizmet hayvam, merkep (Equus asinus)
üretme13:44:07
Üretmek işi veya durumu, çoğaltma
güç beğenir13:44:03
her şeyden hoşlanmayan, zorlukla karar veren, müşkülpesent
geçmez13:43:54
Sahte, değerini yitirmiş, kalp
Yaban eşeği13:43:50
Atgillerden, Hazar Denizi dolaylarında yaşayan, eşeğe çok benzeyen yaban hayvanı (Equus onager)
maranta13:43:42
Bir çenekliler sınıfından, Antillerde ve bütün tropikal bölgelerde yetiştirilen, kökündeki yumrulardan ararot çıkarılan bir kamış çeşidi, ararot kamışı (Maranta arundinaca)
hainlik etmek13:43:33
(birine) haince davranmak, kötülük etmek
temizlenme13:43:30
Temizlenmek işi
mikrop13:43:27
Mikroskopla görülebilen, çürümeye, mayalanmaya ve hastalıklara yol açan bir hücreli canlı
danışman13:43:27
Bilgi ve düşüncesi alınmak için kendisine danışılan görevli kimse, müşavir
su altı işleri13:43:23
Dalgıçlık, balık adamlık, inci, midye, sünger avcılığı gibi deniz, göl ve akarsularda su altında çalışmayı gerektiren işler
temizlemek13:43:18
Sakıncalı, pürüzlü bir işi olumlu sonuçlandırmak
varsıl13:43:15
Parası, malı çok olan zengin, yoksul karşıtı
mihrace13:43:11
Hindistan"da racadan daha büyük hükümdarlara verilen unvan
havacı13:43:11
Hava taşıtlarında görevli kimse
tiroit13:43:06
Gırtlağın ön tarafında bulunan ve salgısını kana veren bir bez, kalkan bezi
Beyhude13:43:01
Boşuna
taydaş13:43:00
Yaş, meslek, toplumsal durum vb. bakımından birbirine eşit olanlardan her biri, öğür, akran
sergüzeşt13:43:00
Serüven, macera
ödeme13:42:55
Ödemek işi, tediye
zahmet13:42:49
Sıkıntı, güçlük, yorgunluk, eziyet, meşakkat
diğeri13:42:44
Ötekisi, başkası
ayıklama13:42:42
Ayıklamak işi
Atasözü13:42:36
Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş söz, darbımesel: Ayağını yorganına göre uzat. Atsan atılmaz, satsan satılmaz vb
üstelik13:42:29
Üste verilen şey
kıvam13:42:28
(sıvılar için) Koyuluk; koyuluk derecesi
iaşe13:42:28
Yedirip içirme, besleme, bakma
Yiyecek13:42:22
Yenmeye elverişli olan her şey
burnu büyük13:42:17
kibirli
öküz damı13:42:05
Öküz ahırı
zahire13:42:01
Gereğinde kullanılmak için saklanan tahıl
gerçek13:41:55
Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, hakikî
denk13:41:50
Yük hayvanlarının sağ ve soluna konulan iki yük parçasından her biri
Yazgı13:41:42
Bütün olmakta ve olacak olanları önceden ve değişmeyecek biçimde düzenlediğine inanılan doğaüstü güç, alın yazısı, kader, mukadderat
mevcudiyet13:41:39
Var olma, varlık, var oluş
ehemmiyetsiz13:41:36
Önemsiz
Ceviz13:41:28
Cevizgillerin örnek bitkisi olan, uzun ömürlü, gövdesi kalın, kerestesi değerli, yurdumuzda çok yetişen ağaç (Juglans regia)
FAİZ13:41:25
İşletmek için bir yere ödünç verilen paraya karşılık alınan kâr, getiri, ürem, nema
sırt13:41:18
Omurgalı veya omurgasız hayvanlarda boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan üst bölüm
sıpa13:41:15
Eşek yavrusu
sıla13:41:12
Bir süre ayrı kaldığı bir yere veya yakınlarına kavuşmak
verimsizlik13:41:12
Verimsiz olma durumu
salacak13:41:06
Üstünde ölü yıkanılan kerevet, teneşir
dessas13:41:02
Düzenci, entrikacı
Ce13:40:59
Seryum"un kısaltması
sıdk13:40:55
Doğruluk, gerçeklik
ağzı kalabalık13:40:50
Birbirini tutmayan sözler söyleyen, yerli yersiz çok konuşan, boşboğaz
sükûnet13:40:46
Durgunluk, dinginlik, hareketsizlik
gamsele13:40:45
Geçirmez kauçuklu yağmurluk
YALABIMAK13:40:40
Şimşek çakmak
ARMADA13:40:37
Donanma
mevzu13:40:35
Konu
Amnezi13:40:34
Hafıza kaybı, bellek yitimi
flama13:40:34
İşaret olarak veya çeşitli amaçlarla kullanılan küçük bayrak
dümen13:40:32
Hava ve deniz taşıtlarında, taşıta istenilen yönü vermeye ve belirli bir doğrultuda götürmeye yarayan hareketli parça
körükleme13:40:31
Körükleme işi
Kuru soğan13:40:29
Toprak altında kalan yumru soğanın kurutulmuşu
Endüstri13:40:28
Sanayi
Yoğunluk13:40:27
Yoğun bir maddenin özelliği
fındık faresi13:40:25
Kemiricilerden, karnı beyazımsı, sırtı boz renkli, fındıklılarda çok zarara yol açan bir memeli türü (Muscardinus avellanarius)
ibaret13:40:22
Oluşan, meydana gelen
yararlı13:40:19
Yarar sağlayan, yararı olan, faydalı, nafi
mübalağa etmek13:40:13
abartmak
geceleme13:40:13
Gecelemek işi
vapur13:40:10
Su buharı gücüyle çalışan gemi
geçinme13:40:07
Geçinmek işi
kasetçalar13:40:03
Ses kaydetmeden, sadece kaset çalan araç
gözü görmemek13:40:02
görmez olmak
benibeşer13:39:58
İnsan
RİAYET13:39:52
Sayma, saygı, ağırlama, itibar etme
koşutçuluk13:39:49
Kişide, ruhsal olaylarla, bedensel olaylar arasında koşutluk bulunduğunu ileri süren öğreti, paralelizm
Muhbir13:39:43
Haber ulaştırıcı, haber veren
yaftalama13:39:33
Yaftalamak işi veya durumu
ekecek13:39:24
Tohum
İpucu13:39:23
Aranılan gerçeğe ulaştırabilecek iz
eskisi gibi13:39:21
önceden olduğu gibi
gövdelenmek13:39:18
(gövde için) Kalınlaşmak, belirgin duruma gelmek
geçici13:39:14
Çok sürmeyen
ekenek13:39:11
Ekilen yer, mezraa
penaltı13:39:06
Futbolda ceza olarak topun yalnız kalecinin koruduğu kaleye ortadan ve tam karşıdan on iki adım uzaklıktaki noktadan şutlanması
vasilik13:38:58
Vasi olma durumu, vasinin yaptığı iş, vesayet
mühlet vermek13:38:52
(bir iş veya borç için) belirli bir süre tanımak