kaba

1 Sıfat

Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil

Cümle 1: Kaba bir oda takımı. Cümle 2: Cebinden kaba fil dişi saplı bir de çakı çıkardı. - Ö. Seyfettin

Taneleri iri

Cümle 1: Kaba çakıl. Cümle 2: Kaba un. Cümle 3: Çiğ renkler, iri, kaba yazılar dolduruyor sokakları. - N. Cumalı

Terbiyesi, görgüsü kıt, nezaketsiz

Cümle 1: Kaba, hantal, şivesiz, bir sürü adamlar kafesinin önüne toplanırlar. - R. H. Karay

Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü

Cümle 1: Kaba söz. Cümle 2: Çocuklardan biri ağzından çok fena, çok kaba bir şey kaçırdı. - O. C. Kaygılı

Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli

Cümle 1: Kaba bir yün döşekle temiz bir şilte, yastık yorgan buldum. - H. R. Gürpınar

Kuyruk sokumunun iki yanındaki şişkin yer