ima etmek

1

dolaylı anlatmak, anıştırmak, ihsas etmek

Cümle 1: Yaşını başını almıştı, kocası başta, herkes ona artık vaktini ibadete hasretmek zamanı geldiğini, daha doğrusu ahreti düşünmek saati çaldığını ima ediyordu. - H. E. Adıvar Cümle 2: Öyle bir şey olsa lâf arasında muhakkak ima ederdi. - H. Taner