fark etmek

1.görmek, seçmek
Cümle 1: Boğaz'ın sisle kaplı olduğunu, ancak ön güvertede bir yer bulup oturunca fark etmişti. - A. İlhan
anlamak, sezmek
Cümle 1: Öç almanın fırsatını yakalamış gibi konuştuğunu fark etti. - T. Buğra
değişmek, başkalaşmak
ayırt etmek
Cümle 1: Konuşma kesilmiyor; şimdi yabancı sesleri daha iyi fark etmekteyim. - R. H. Karay

Son Arananlar

Anafor16:42:01
Bir engelle karşılaşan su veya hava akıntısının dönerek ve çukurlaşarak yaptığı çevrinti, ters akıntıların oluşturduğu dönme, eğrim, çevri, burgaç, girdap
veziriazam16:41:37
Sadrazam
ustabaşı16:41:21
Ustaların çalışmasını denetleyen usta
Bulmaca16:41:19
Çeşitli biçimlerde düzenlenen ve düşündürerek, aratarak buldurmayı amaç edinen oyun
düzeyli16:41:10
Belli bir düzeyi olan, seviyeli (kimse)
Bangladeşli16:40:51
Bangladeş halkından olan kimse
leçe16:40:39
Taşlı tarla
yat16:40:38
Kalkan ve zırh gibi korunma aracı
Tepki16:40:37
Bir cismin kendini iten veya sıkıştıran başka bir cisme gösterdiği karşı etki, aksülâmel, reaksiyon
makine16:40:27
Herhangi bir enerji türünü başka bir enerjiye dönüştürmek veya belli bir etki oluşturmak için birleştirilmiş aletler bütünü
iyice16:40:21
İyiye yakın
top16:40:21
Birçok spor oyunlarında kullanılan türlü büyüklükte, genellikle kauçuktan yapılmış toparlak
celep16:39:41
Koyun, keçi, sığır gibi kesilecek hayvanların ticaretini yapan kimse
bıyık16:39:35
Üst dudak üzerinde çıkan kıllar
değinme16:39:03
Değinmek işi, temas
iade16:38:51
Alınmış bir şeyi geri verme
tetik16:38:25
Ateşli silâhları ateşlemek için çekilen küçük manivelâ
L16:38:09
Romen rakamları dizisinde 50 sayısını gösterir
kama16:37:53
Silâh olarak kullanılan, ucu sivri, iki ağzı da keskin uzun bıçak
genetik16:37:35
Bitki, hayvan ve insanlarda kalıtım olaylarını inceleyen biyoloji dalı, kalıtım bilimi
methal16:37:23
Bir yapının giriş yeri, giriş antre
yosun16:37:01
Tallı bitkilerin, çoğu sularda yetişen, ilkel yapıdaki örneklerine verilen genel ad
polonyum16:37:00
Atom numarası 84, atom ağırlığı 210 olan, ilk radyoaktif element. Kısaltması Po
incitmek16:37:00
Kötü söz veya davranışla birini kırmak, üzmek
merkezi16:36:34
Merkezde olan, merkezi oluşturan
eser16:36:30
Emek sonucu ortaya konan ürün, yapıt
cevapsız16:36:29
Cevabı verilmemiş, karşılıksız, yanıtsız
kam16:36:25
bk. şaman
paydaş16:36:03
Bir ortaklık veya mal üzerinde payı olan kimse, hissedâr
murdarlık16:35:42
Murdar olma durumu
periton16:35:36
Karın zarı
pa16:35:28
Protaktinyum"un kısaltması
dölüt16:35:26
Embriyonun, bütün organları belirdikten sonra aldığı ad, cenin
baba bucağı16:35:25
bk. baba ocağı
Duş16:35:25
Temizlik veya tedavi amacıyla yüksekten püskürtmek yoluyla su dökünme
Kımız16:35:21
Kısrak sütünün mayalanmasıyla yapılan, az alkollü, ekşi, eski bir Türk içkisi
Lup16:35:18
Büyüteç
kızma16:34:58
Kızmak işi
natura16:34:52
İnsanın yaradılış özelliği
havalandırma16:34:47
Kapalı bir yerin havasını değiştirmek amacıyla dışarıdan temiz hava girişini veya çeşitli araçlarla hava akımını sağlama işlemi
üretim16:34:46
İnsanların, toplumun varlığı ve gelişmesi için gerekli olan nesneleri sağlamak üzere, amaçlı etkinlikleriyle doğal çevrelerini değiştirmeleri, istihsal
Fare16:34:35
Sıçangillerden, küçük vücutlu, kemirgen, memeli hayvan (Mus)
süreklilik16:34:29
Sürekli olma, kesintisiz olarak sürüp gitme durumu, devamlılık
hayat16:34:24
Yaşam, dirim
kıtık16:34:13
Minder, yastık gibi şeyleri doldurmak için kullanılan ve bazen de sıvanın içine katılan keten ve kendir lifleri
salat16:33:55
Namaz
ordinat16:33:26
Bir noktanın uzaydaki yerini belirtmeye yarayan çizgilerden biri; en çoğu apsise dikey olarak çizilir. bk. koordinat
Tuhaf16:33:14
Alışılmamış, yabansı
Anlık16:33:12
Kısa süren, bir an içinde olan
sinir hastası16:33:10
Sinir hastalığına tutulmuş olan, nevropat
mengene16:33:10
Onarma, işleme, düzeltme gibi işlemlerin uygulanacağı nesneyi sıkıştırıp istenildiği gibi tutturmaya yarayan bir çeşit sıkıştırıcı alet
ürolog16:33:08
İdrar yolu hastalıkları hekimi, bevliyeci
pis16:33:06
Leke, toz veya kirle kaplı olan, kirli, iğrendirici, murdar, mülevves
boya16:32:39
Renk vermek, dış etkilerden korumak için eşyanın üzerine sürülen veya içine katılan renkli madde
sövgü16:32:28
Sövmek için söylenen söz, sövme, küfür
kestirme16:31:54
Kestirmek işi
kaslı16:31:41
Kasları gelişmiş olan, adaleli
şatafatlı16:31:35
Süslü ve gösterişli
sömürme16:31:22
Sömürmek işi
Çekici16:31:09
Çekme işini yapan
bağa16:30:56
Kaplumbağa
astigmat16:30:54
Net görmeyen, astigmatizme tutulmuş (göz)
tur16:30:51
Dolaşma
asaleten atama16:30:44
Sürekli görev yapmak üzere bir göreve atama
elemek16:29:56
Gözden geçirmek, ayıklamak, iyisini kötüsünden ayırmak
ağırlanma16:29:34
Ağırlanmak işi
gelip geçici16:29:30
Sürekli olmayan, kısa süreli
ulussever16:28:30
Ulusunu seven (kimse), milliyetperver
GEÇMİŞ16:28:27
Geçmek işini yapmış
hısım akraba16:28:01
Yakın ve uzak bütün akrabalar
kenar16:28:01
Bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı
KROKİ16:27:49
Bir konu veya nesnenin başlıca özelliklerini yansıtacak biçimde hazırlanmış taslağı
muhacir16:27:16
Göçmen
kıyıcılık etmek16:27:04
gaddarlık etmek, gaddarca davranmak
gitar16:26:53
Genellikle altı telli, telleri iki parmak arasında çekilerek çalınan bir çalgı, kitara
üstüne16:26:42
İlişkin, üzerine, dair
kılıç oyunu16:26:32
Dürtücü kılıç, kesici kılıç ve delici kılıç adı verilen silâhlarla yapılan spor, eskrim
Eklem16:26:24
Vücut kemiklerinin uç uca veya kenar kenara gelip birleştiği yer, mafsal
yanmak16:26:22
Ateş durumuna geçmek, tutuşmak
plânetaryum16:26:17
Gök evi, yıldız evi, yıldızlık
Kıymet16:26:08
Değer
müşahhas16:26:08
Somut, konkre
satrançlı16:25:53
Satranç tahtası gibi karelere ayrılmış bir biçimde çizilmiş veya basılmış olan, kareli
nazi16:25:46
Nazizm yanlısı (kimse)
piyango16:25:43
Düzenleyenlerce bastırılmış numaralı kâğıtları satın alanlar içinden, kazananların kur"a ile tespit edildiği talih oyunu
kaplumbağa16:25:33
Kaplumbağalardan, çok sert ve kemiksi bir kabuk içinde yaşayan, ağır yürüyüşlü, dört ayaklı, sürüngen hayvan (Testudo)
etnoloji16:25:33
İnsanların ırklara ayrılışını, bunların nereden çıktığını, oluşumunu, yeryüzüne yayılışını, aralarındaki niteliklerini inceleyip karşılaştıran ve sınıflayan bilim, budun bilimi, ırkiyat
ambar16:25:31
Genellikle tahıl saklanan yer
kamelya16:25:31
Çaygillerden, büyük, beyaz, pembe veya kırmızı renkte çiçekler açan, dayanıklı yapraklı bir bitki. Japon gülü. Çin gülü (Camellia japonica)
radon16:25:26
Atom numarası 86, atom ağırlığı 222 olan, radyum tuzunun su ile işlenmesinden, hidrojen ve oksijenle karışım durumunda elde edilen, boru yardımıyla sıvı hava içinden geçirilerek karışımdan ayrılan radyoaktif element. Kısaltması Rn
Varyant16:24:52
Bir yol şebekesi üzerinde, belli bir noktadan ayrılarak başka bir noktadan aynı yolla birleşen ikinci derecedeki yol, yan yol
dil bilimci16:24:47
Dil bilimiyle uğraşan kimse, dilci, lengüist
Doğurgan16:24:41
Çok doğuran
Türkiye Türkçesi16:24:16
Türkiye"de, Balkanlarda, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti"nde, Irak ve Suriye"nin bazı bölgelerinde kullanılan Türk dili
yörünge16:24:15
Yürüyen bir noktanın izlediği veya çizdiği yol, mahrek
Tembel16:24:12
İş görmeyi, çalışmayı sevmeyen, çaba göstermekten, sıkıntıdan kaçan kimse, haylaz
postiş16:24:11
Kadınların genellikle başlarının arkasına taktıkları ek saç
Prestij16:24:11
Saygınlık, itibar
idrak etmek16:24:06
akıl erdirmek, anlamak, kavramak
Barış16:23:35
Barışmak işi
ince ayrım16:23:35
En küçük ayrıntısına kadar inme, çalar, nüans
Kalıp16:23:25
Bir şeye biçim vermeye veya eski biçimini korumaya yarayan araç
şiş16:23:23
Şişmiş, şişkin, kabarık
alaza16:23:20
Dökülen tohumlarla ertesi yıl kendiliğinden çıkan tahıl, soğan vb
Hentbol16:23:10
Yedişer kişilik iki takımın topu elden ele geçirerek veya sürerek gol atmaları esasına dayanan bir spor türü, el topu
görmemişlik16:22:58
Görmemiş olma durumu veya görmemişçe davranış
oryantalist16:22:56
Doğu bilimci, şarkiyatçı, müsteşrik
agreman16:22:53
Bir elçinin bir ülkeye atanmasından önce o ülkeden istenen uygun görme yazısı
YOLMA16:22:40
Yolmak işi
heves16:22:34
İstek, eğilim, arzu, şevk
vezinli16:22:26
Tartılı
eli sıkı16:22:17
Çok tutumlu, cimri, pinti
paydaşlık16:21:27
Paydaş olma durumu, iştirak
koyu sarı16:21:21
Sarının bir ton koyusu
çıplak resim16:20:23
Resim sanatında çıplak insanı konu alan bir resim türü, nü
SOĞUK16:20:03
Isısı düşük olan, sıcak karşıtı
neşir16:19:44
Yayma, dağıtma, saçma
panter16:19:43
Pars
hurda16:19:39
Parçalanmış, döküntü durumuna gelmiş
eş biçim16:19:28
Başka bir şeyin biçim veya yapı bakımından aynısı olan şey, izomorf
makara16:19:21
Üzerine iplik, tel, şerit gibi şeyler sarılan, kenarları çıkıntılı, ekseni boyunca delik silindir
Optimist16:19:12
Yaradılışı gereği her şeyin iyi yanını görme eğiliminde olan, iyimser, nikbin pesimist karşıtı
s16:19:08
Kükürt"ün kısaltması
sarnıç16:19:00
Yağmur suyu biriktirmeye yarayan yer altı su deposu
gövdelenmek16:18:55
(gövde için) Kalınlaşmak, belirgin duruma gelmek
doğal16:18:26
Tabiî
musamaha etmek16:18:16
hoşgörü ile davranmak
ÇİZGİSEL16:18:03
Çizgi ile gösterilmiş
başarı16:17:48
Başarmak işi veya başarılan iş, muvaffakıyet
renksemez16:17:42
Beyaz ışığı çözümlemeden veren, akromatik