fark etmek

1.görmek, seçmek
Cümle 1: Boğaz'ın sisle kaplı olduğunu, ancak ön güvertede bir yer bulup oturunca fark etmişti. - A. İlhan
anlamak, sezmek
Cümle 1: Öç almanın fırsatını yakalamış gibi konuştuğunu fark etti. - T. Buğra
değişmek, başkalaşmak
ayırt etmek
Cümle 1: Konuşma kesilmiyor; şimdi yabancı sesleri daha iyi fark etmekteyim. - R. H. Karay

Son Arananlar

galat15:18:06
Yanlış (kelime veya söz)
ispanya15:17:50
Boyacılıkta kullanılan tebeşir tozu
piknik15:17:49
Kırda yenen yemek
bulaşmak15:17:47
(hastalık) Geçmek, sirayet etmek
metan15:17:45
Çürümekte olan karbonlu maddelerden çıkan, havada sarı bir alevle yanan, renksiz bir gaz, bataklık gazı (CH4)
cıvata15:17:37
Birbirine bağlanmak istenen ağaç veya demir parçaların hazırlanmış olan deliklerden geçirilerek, ucuna somun takılıp sıkıştırılan iri başlı vida
Terör15:17:36
Yıldırma, cana kıyma ve malı yakıp yıkma, korkutma, tedhiş
tanıtmalık15:17:24
Bir şeyden nasıl yararlanılacağıyla ilgili bilgileri vermek için yazılmış tanıtma yazısı, tarife, prospektüs
köz15:17:18
Küçük kor parçası
bakışım15:17:11
İki veya daha çok şey arasında konum, biçim ve belirli bir eksene göre ölçü uygunluğu
sermayeci15:17:07
Bir işe sermaye koyan kimse, ana malcı, kapitalist
Formen15:17:07
Ustabaşı
trans15:17:05
Medyumların ruhla ilişki kurdukları zaman, girdikleri özel hipnoz durumu
renksemez15:16:56
Beyaz ışığı çözümlemeden veren, akromatik
Yayvan15:16:53
Eni boyundan ve derinliğinden çok olan, basık ve geniş
karşılık vermek15:16:48
(küçük büyüğüne) karşı gelmek
canan15:16:44
Gönülden sevilen, gönül verilmiş olan kadın, sevgili
paralamak15:16:30
Yıpratıp eskitmek
insaf etmek15:16:24
acımak, hakkını tanımak
şaşırıp kalmak15:16:22
çok şaşırmak, büyük bir şaşkınlığa düşmek
maişet15:16:19
Geçim, geçinme
tanıma15:16:14
Tanımak işi
Tenor15:15:47
En tiz erkek sesi
hakikat15:15:45
Bir işin doğrusu, gerçek, asıl, esas
agorafobi15:15:45
bk. alan korkusu
balotaj15:15:40
Bir seçimde adaylardan hiçbirinin, gerekli oyu sağlayamaması dolayısıyla seçimin sonuçsuz kalması
İdmansız15:15:33
İdman yapmamış olan, idmanı olmayan, çevikliği olmayan, ham
SOYGUNCULUK15:15:24
Soygun yapma, haydutluk, şekavet
şiirleştirme15:15:23
Şiirleştirmek işi veya durumu
bohça15:15:20
İçine çamaşır, elbise gibi şeyler koyup sarmaya yarayan dört köşe kumaş
taaccüp15:15:20
Şaşma
lento15:15:16
Bir parçanın ağır çalınacağını anlatır
su bitkileri15:15:01
Tek hücreli veya hücre toplulukları olan, suya uyum gösteren, Schizomycetes sınıfından, suda yaşayan bitki ve hayvanların ölülerinde saprofit ve su canlılarında parazit olarak yaşayan su bitkileri
sayfa15:15:00
Üzerine yazı yazılan veya basılan bir kâğıt yaprağın iki yüzünden her biri, sahife
müjde15:14:58
Sevindirici haber, muştu
manganez15:14:54
Atom numarası 25, atom ağırlığı 54,93, yoğunluğu 7,39 olan, 1244° C de eriyen, doğada oksit durumunda bulunan, çeliği sertleştirmek için kullanılan, çok sert ve kırılgan bir element. Kısaltması Mn
gider15:14:46
Bir iş için harcanan paranın bütünü, masraf
HAKİM15:14:45
Bilge
pudra15:14:40
Bazı mineral ürünlerin karışımı ile elde edilen, cildi korumak, düzgün ve güzel göstermek veya kırışıklıkları, pürüzleri gizlemek amacıyla yüze ve tene sürülen, kokulu ince toz
ilan etmek15:14:36
bir durumu yayım yoluyla duyurmak
kan plâzması15:14:31
Kanın hücrelerarası sıvı maddesi
müminlik15:14:26
Mümin olma durumu
abasız15:14:19
Abası olmayan, aba giymemiş olan
masraf15:13:53
Harcanan para, gider
tescil15:13:42
Herhangi bir şeyi resmî olarak kaydetme, kütüğe geçirme
nazlılık15:13:41
Nazlı olma durumu
cirit15:13:40
At koşturup birbirine değnek atarak topluca oynanan oyun
vesaik15:13:33
Belgeler, vesikalar
masura15:13:32
Karton, tahta veya plâstikten yapılan, üzerine şerit, iplik vb. sarılan koni veya silindir
kült15:13:29
Tapma, tapınma
Ringa15:13:22
Kemikli balıklardan, ılık denizlerde büyük sürüler hâlinde dolaşan ve tütsü ile kurutulmuşu sıkça tüketilen, uskumru iriliğinde bir balık (Clupea harengus)
töre dışı15:13:15
Töreyle hiçbir ilgisi bulunmayan, töre ile ilgili yanı olmayan
baltalama15:13:06
Baltalamak işi, sabotaj
uzay adamı15:12:43
Uzay gemisini uzayda yöneten kimse, astronot, kozmonot
Yatak odası15:12:42
Yatmak için kullanılan oda
üvey baba15:12:40
Öz olmayan baba, babalık
eyer15:12:28
Binek hayvanlarının sırtına konulan, oturmaya yarayan nesne
eklem bacaklılar15:12:28
Birbirine eklenmiş halkalardan oluşan böcekler, örümcekler, kabuklular ve çok ayaklılar gibi bölümlere ayrılan hayvan sınıfı
eyyamcı15:12:23
Gününü dilediğince geçiren, gününü gün eden
musalla15:12:20
Namaz kılmaya yarayan açık yer
sentetik15:12:18
Birleşim yolu ile elde edilen, birleşimli
eski15:12:07
Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan
esir15:12:04
Tutsak
esim15:12:02
Yelin esişi
esin15:11:59
Etkilenme, çağrışım veya içe doğmayla akla gelen yaratıcı duygu, düşünce, ilham
esef15:11:57
Acınma, yerinme
UMUMİ15:11:57
Genel
elçi15:11:56
Bir devleti başka bir devlet katında temsil eden kimse, sefir
vefakar15:11:43
Vefalı
kölçer15:11:34
Tanelere zarar veren bir buğday hastalığı
AKAÇLAMA15:11:31
Akaçlamak işi, tefcir, drenaj
birden15:11:28
Bir defada, hepsi bir arada
KUDRET15:11:22
Güç, erk, erke, iktidar
KULLUK15:11:08
Kul olma durumu, kölelik
batıl inanç15:11:04
Doğa üstü olaylara, gizli ve akıl dışı güçlere, kehanetlere aşırı derecede bağlı boş inanç, batıl itikat
BERİL15:11:01
Doğada altıgen billûrlar durumunda bulunan, saydam, çoğu yeşil renkli berilyum ve aliminyum silikat
edik15:10:54
Yumuşak ve renkli sahtiyandan yapılmış yarım konçlu lâpçın
uhdesinde olmak15:10:45
üstünde olmak, sorumluluğu altında olmak
geniş zaman15:10:41
Fiilin her zaman yapıldığını, yapılmakta olduğunu veya yapılacağını belirten zaman. Türkçede bu kip -r, -ir veya -er ekiyle kurulur: Başla-r, severim (sev-er-im), geliriz (gel-ir-iz) gibi
ezel15:10:39
Başlangıcı belli olmayan zaman, öncesizlik
oligarşi15:10:36
Siyasî gücün birkaç kişilik bir grubun elinde toplandığı yönetim, aristokrasinin daralmış biçimi, takım erki
enzim15:10:27
Bir tepkimeye sebep olan ve onu hızlandıran eriyebilir organik madde, ferment
ayıklamak15:10:27
Bir görevde gereksiz görülenleri işinden ayırmak
ARGAÇ15:10:21
Dokuma tezgâhlarında enine atılan iplik, atkı
define15:10:17
Toprak altına gömülerek saklanmış, para veya değerli şeyler, gömü
hurda15:10:14
Parçalanmış, döküntü durumuna gelmiş
GURUR15:10:14
Kendini beğenme, büyüklenme, kibir
şakkadak15:10:10
Beklenmedik bir zamanda, birdenbire, ansızın
göreceli15:10:00
İzafî, bağıntılı, bağlı
Ayıplama15:09:57
Ayıplamak işi, takbih
üflemeli15:09:54
Üflenerek çalınan (çalgı)
ateşli15:09:52
Ateşi olan
karakteristik15:09:49
Bir kimse veya nesneye özgü olan (ayırıcı nitelik), tipik
Tomurmak15:09:39
Ağaç ve asmalarda filiz vermek üzere gözler kabarmak; tomurcuklanmak
lokavt15:09:31
İş verenin işçileri topluca işten uzaklaştırma veya işten çıkarma kararı
feribot15:09:26
Arabaları veya vagonları bir kıyıdan öbür kıyıya geçirmeye yarayan gemi, araba vapuru
aşırıcılık15:09:17
Beklenenin üstünde aşırı davranma eğilimi
Allah Allah!15:09:14
şaşma veya can sıkıntısı anlatan bir ünlem
maşer15:09:09
İnsan topluluğu, toplum
adsız15:09:07
Adı olmayan, isimsiz
kinaye15:09:05
Düşünüleni, dolaylı olarak anlatan söz
Dayanaklı15:08:48
Dayanağı olan
bateri15:08:43
Orkestrada vurma çalgılar takımı, davul
veraset15:08:40
Kalıtım, soya çekim, irs, irsiyet, veraset
Edep yeri15:08:38
İnsanlarda üreme organlarının bulunduğu yer, ut yeri
inceltici15:08:35
Boyaların yoğunluğunu azaltmak, sulandırmak amacıyla kullanılan kimyasal birleşimlerin genel adı, tiner
ajitasyon15:08:28
Ruhsal gerginliğin dışa vurması
erişmek15:08:25
Bir yere ulaşmak, varmak
asalak bilimi15:08:15
Asalakların yapısını, yaşayışını, konakçıyla ilişkisini ve yaptığı hastalıklarla bu hastalıklara karşı girişilecek savaşı konu alan bilim dalı, parazitoloji
esintili15:08:02
Esintisi olan
elle tutulacak tarafı (yanı) kalmamak15:08:00
sağlam bir yanı kalmamak
koskoca15:07:57
Çok büyük, muazzam
GÖZYAŞI15:07:52
Gözyaşı bezlerinin salgıladığı, bazı etkilerle akan duru sıvı damlacıklarından her biri
malgama15:07:47
Cıvanın herhangi bir madenle birleşerek yaptığı alaşım, amalgam
kızlık zarı15:07:38
Cinsel ilişkide bulunmamış kızların döl yolunu kısmen kapayan zar, himen
parantez15:07:37
Cümle içinde geçen bir sözü metin dışı tutmak için o sözün başına ve sonuna getirilen yay biçimindeki işaret, yay ayraç
ekme15:07:35
Ekmek işi
falihayır15:07:30
İyiye yorulur olgu
ehem15:07:28
Çok önemli
Hissedar15:07:23
Hissesi olan, paydaş
enek15:07:20
Enenmiş, burulmuş, erkekliği giderilmiş
enir15:07:17
Bir tür yaban mersini
çevre bilimci15:07:15
Çevre bilimi uzmanı, ekolojist
eren15:07:12
Benliğinden sıyrılmış, öz varlığından geçmiş, kendini Tanrı"ya adamış, ermiş, evliya, veli
epey15:07:05
Az denmeyecek kadar, oldukça, hayli
mağlubiyet15:07:02
Yenilme, yenilgi
Zenginlik15:07:00
Zengin ve varlıklı olma durumu
evin15:06:45
Bir şeyin içindeki öz, lüp
buyurucu15:06:43
Buyruk, emir veren
üzücü15:06:34
Üzüntü veren