birlik

1 İsim

Tek, bir olma durumu, vahdaniyet

Cümle 1: Tanrı'nın birliğine inanır.

Sıfat

Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen

Cümle 1: Birlik cezve.

Birleşmiş, bir arada olma durumu, vahdet

Cümle 1: Türk milletinin birliği.

Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet

Cümle 1: Dil birliği. Ülkü birliği.

Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek

Cümle 1: Mühendisler birliği. Öğretmenler birliği.

Askerlikte bölük, tabur, alay gibi bir bütün sayılan topluluk

Cümle 1: Birliğine dönerken karısını kendi anasının babasının yanına bıraktı. - N. Cumalı

Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması

Bölünmezliği içeren yalın bütün

En büyük değerdeki nota, dört dörtlük