akıntı

1 İsim

Akmak işi

Cümle 1: Musluğun akıntısı bir türlü kesilemedi.

Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan

Cümle 1: Bataklıklardan kurtulduktan sonra, akıntıyı takip ederek bir köye giriyordum. - Ö. Seyfettin

Hastalık sebebiyle vücudun bir yerinden sulu madde akması

Cümle 1: Ertesi sabah, sol kulağımda ağrı ile beraber akıntı başladı. - R. N. Güntekin

Eğiklik, eğim, meyil

Cümle 1: Bu damın akıntısı az gelmiş.

Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı

Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum