just

1

s. doğru, haktanır, haklı, adil; tam. the just iyiler (din edebiyatı). justly z. adaletle, haklı olarak. justness i. hak; hak ve adalete uygunluk, haklılık, adalet; doğruluk, dürüstlük.

2

z. tam, tam tamına, kesin olarak; hemen, şimdi, biraz önce; ancak; hemen hemen; neredeyse; güçbela, darı darına; sadece, yalnız; k.dili çok. just how many tam tamma ne kadar. just now hemen şimdi, biraz evvel, tam şimdi. just then o arallk, o esnada, derken. just there tam orada. just the same tıpatıp aynı; bununla birlikte, yinede.Just think! Düşün bir kere! Tasavvur et! He just escaped. Dar kurtuldu. It is just fine. Çok güzeldir. Not just yet. Daha vakti gelmedi.

3

bak. joust.